Chaos In The City III – Bitti

somekindofhuman tarafından

Evet, bir etkinliğin daha sonuna geldik, geçmiş olsun. Gerçekten geçmiş olsun çünkü çok garip bi etkinlikti.


İlk gariplik 2 gün önce mekanın değiştirilmesiyle oldu ki bu yapılanları karalamaya çalışan Eskişehir’deki seviyesiz müzik piyasasının etkisi olsa gerek. Daha sonra gidilen mekan o kadar küçüktü ve sahne o kadar minyatür bir haldeydi ki neredeyse gruplar sığamadılar sahneye. E doğal olarak moral bozuk sahne performansı izlemiş olduk.


Her ne kadar her grup bozulan morallerini belli etmemek için, sırf oraya gelen kitleye ayıp olmaması için elinden geleni yapmış olsalar da elbette ki daha iyi bi mekanda daha iyi bi kitle ile çok daha iyi şeyler yapılabilirdi.


Tuna Abi’nin önerisine uyulsa güzel olurdu aslında hani madem mekan tadilatta bekleseydik bi iki hafta daha. Her şey hazırdı nasıl olsa beklemek ne sorun yaratabilirdi ki bundan daha büyük? Neyse geçti bitti.


Kısa bir gece özeti yapalım o zaman.

Gecenin en kral grupları Sabhankra, Black Tooth ve DarkPhase.

-Black Tooth’a olan hislerim zaten bilinen bir şey ne kadar kötü çalsalar da severim ben onları ki her seferinde daha iyi çalıyorlar ha bir de bu konserde Kiss çaldılar. Tebrik ettim. “Sırf Pantera” diyenler için gelmiş olsa gerek. Adamlar yapıyor.

-Sabhankra’yı ilk kez dinledim ve inanamadım! Bu grupla Mesut sayesinde tanışmıştım bi kaç yıl önce, sağolasın. Çok kral müzik yapıyorlarmış bunu anladım bi kere daha. Her ne kadar sahneye sığmakta zorluk yaşasalarda-küçücük mekanda 5 kişi oraya sığmak için zorlanmıştır elbette- ellerinden geleni yaptılar, iyi ki yaptılar, yine yapsınlar.

-DarkPhase zaten 20 yıl olmuş ilk anlarından bu yana demişler ki “Back To The Roots” ve harbiden öyle olmuş. Ağzınıza, ellerinize, ayaklarınıza sağlık 20 yıldır varsınız. Tadlarını bozmamışlar, trash’e koyup geçirmişler yani. Hepsi birbirinden profesyonel, harika insanlar. Yakında tekrar ağırlayacağız sizleri umarım.

Konserler boyunca yine fotoğraf çekmekle uğraştığım için pek kafa sallamaktan mütevellit boyun ağrısı gerçekleşmedi ama saatlerce ayaklarda beklemekten kaynaklanan bi bel ve ayak ağrısı kombinasyonuna sahiplik yapıyorum şu sıralar. Ha bir de konserde çekiliş yapıldı. Garipti. Bana da Draconian konserine bir bilet geldi, sağolsunlar. Giderim umarım.

Geceden notlar:

*Mesut’un kendinden geçmiş haline şahit oldum. Ağzı 28cm açılabiliyormuş “Our Kingdom Shall Rise!” diye bağırırken.

*Artist Bar bu tip konserler için hiç gidilesi bir mekan değil.

*3 yıldır alacak olduğum zincir sonunda elime geçti.

*Draconian konserine biletim oldu, durduk yere.

*Mesut’un kardeşi Mesut’tan daha hareketli, adam duramuyor bi.

*Gruplar kendi hallerinde mutsuzlardı, hatta sabhankra’nın bateristi konserden sonra hemen ayrılmış mekandan, moral bozukluğundan.

*Konsere gelip mekanda sevişen bünyerin ağzına sıçayım. Amaçsız genç nesil. Eviniz yok mu lan?

*Heretic Soul performansı sırasında bana objektifini kullandırtan Sanem Yücesoy isimli sevimli şahsiyete çok teşekkür ederim. Objektifin farkını içimde hissettim, içimde!

*Sabhankra’dan sonra mekanı terkeden canım arkadaşlarımı ayıplıyorum

*Gittikten bir sonraki şarkı olarak Lamb Of God – Black Label çalmasına rağmen bunu dinleyemeyen Savaşalp’e selamlarımı iletiyorum.

Bitti.

Reklamlar