Some Kind Of Human

Bir nevi insan icadı!

Kategori: Sanatsal Dünya

Yaşamdan Gelişmeler!


Uzun süre geçti yine son yazı üzerinden ama bu sefer çok yazasım geldi. Bi anda içim yazma aşkıyla falan doldu, bi garip oldu. Yarım saat sonra derse gidicem onun heyecanı olsa gerek.

Son zamanlarımdan kısa kısa özetler geçme olayına giriyorum tekrardan.

– Vize haftası genel itibariyle içimde patlayan bir hafta oldu, zevkliydi çok. Hiç hissetmedim acısını, alışmışım belli ki.

– Açık Öğretim vizeleri daha kibardı, daha az hissettirdi. Son girdiğim iktisat sınavı biraz fazlaca kolaydı, daha doğrusu sorular kısaydı çabuk bitti. Sınavdan erken çıkarmadıkları için yarım saat limitini doldurmak adına iktisad sorularının yanına 30 adet ingilizce 30 adet almanca sorusu çözdüm bonus olaraktan ki zamanı yine dolduramadım. nasıl olduğunu anlamadım ama 90 soru 25 dk? çok saçma.

– Son zamanlarda ara ara gelip giden mutluluk dalgalarıyla takılıyorum güzel oluyor, en sonuncusu dün gün boyu benimleydi, güzeldi, çok güzeldi.

– Mesut ile Yeşil Kamera yarışmasına katılıyoruz 5dk’lık çevre ile ilgili bir kısa film çekmemiz gerekiyor, senaryo yazıp, yöneticez, güzel olacak. Ödülünü sevdim en baştan (.

– Her zaman ki gibi bir hava değişikliğine ihtiyacım var bu ara bi Denizli çıkartması yapmayı planlıyorum hadi bakalım.

– Metal Invasion III kapıda. Heyecanlı bekleyiş başladı. Son Chaos V organizasyonundan sonra en azından daha güzel bi mekanda sevilen insanlarla beraber olmanın vereceği hazzı yaşayacağız, bekleriz.

Gelecek gruplar: Akhuilon, The Trusted, Amoral Vuslat, Kene, Ancestry

Olaya Akhuilon’un fotoğrafçısı olarak katılacağım, değişik bir his olacak benim için.

—–

Kısaca böyle olaylar, daha aklıma gelmeyen saçma sapan bir ton şey de olmuştur kesin de aklıma gelmediği için yazamadım doğal olaraktan, sonra gelirse eklerse, gelmezse çok dert etmem hani zaten o kadar önemli değildir demek ki.

Bonus: Yeni favorim.

Metal Invasion 3 ile ilgili gelişmeleri ileride eklerim, tam olur.

Reklamlar

Chaos In The City III – Bitti


Evet, bir etkinliğin daha sonuna geldik, geçmiş olsun. Gerçekten geçmiş olsun çünkü çok garip bi etkinlikti.


İlk gariplik 2 gün önce mekanın değiştirilmesiyle oldu ki bu yapılanları karalamaya çalışan Eskişehir’deki seviyesiz müzik piyasasının etkisi olsa gerek. Daha sonra gidilen mekan o kadar küçüktü ve sahne o kadar minyatür bir haldeydi ki neredeyse gruplar sığamadılar sahneye. E doğal olarak moral bozuk sahne performansı izlemiş olduk.


Her ne kadar her grup bozulan morallerini belli etmemek için, sırf oraya gelen kitleye ayıp olmaması için elinden geleni yapmış olsalar da elbette ki daha iyi bi mekanda daha iyi bi kitle ile çok daha iyi şeyler yapılabilirdi.


Tuna Abi’nin önerisine uyulsa güzel olurdu aslında hani madem mekan tadilatta bekleseydik bi iki hafta daha. Her şey hazırdı nasıl olsa beklemek ne sorun yaratabilirdi ki bundan daha büyük? Neyse geçti bitti.


Kısa bir gece özeti yapalım o zaman.

Gecenin en kral grupları Sabhankra, Black Tooth ve DarkPhase.

-Black Tooth’a olan hislerim zaten bilinen bir şey ne kadar kötü çalsalar da severim ben onları ki her seferinde daha iyi çalıyorlar ha bir de bu konserde Kiss çaldılar. Tebrik ettim. “Sırf Pantera” diyenler için gelmiş olsa gerek. Adamlar yapıyor.

-Sabhankra’yı ilk kez dinledim ve inanamadım! Bu grupla Mesut sayesinde tanışmıştım bi kaç yıl önce, sağolasın. Çok kral müzik yapıyorlarmış bunu anladım bi kere daha. Her ne kadar sahneye sığmakta zorluk yaşasalarda-küçücük mekanda 5 kişi oraya sığmak için zorlanmıştır elbette- ellerinden geleni yaptılar, iyi ki yaptılar, yine yapsınlar.

-DarkPhase zaten 20 yıl olmuş ilk anlarından bu yana demişler ki “Back To The Roots” ve harbiden öyle olmuş. Ağzınıza, ellerinize, ayaklarınıza sağlık 20 yıldır varsınız. Tadlarını bozmamışlar, trash’e koyup geçirmişler yani. Hepsi birbirinden profesyonel, harika insanlar. Yakında tekrar ağırlayacağız sizleri umarım.

Konserler boyunca yine fotoğraf çekmekle uğraştığım için pek kafa sallamaktan mütevellit boyun ağrısı gerçekleşmedi ama saatlerce ayaklarda beklemekten kaynaklanan bi bel ve ayak ağrısı kombinasyonuna sahiplik yapıyorum şu sıralar. Ha bir de konserde çekiliş yapıldı. Garipti. Bana da Draconian konserine bir bilet geldi, sağolsunlar. Giderim umarım.

Geceden notlar:

*Mesut’un kendinden geçmiş haline şahit oldum. Ağzı 28cm açılabiliyormuş “Our Kingdom Shall Rise!” diye bağırırken.

*Artist Bar bu tip konserler için hiç gidilesi bir mekan değil.

*3 yıldır alacak olduğum zincir sonunda elime geçti.

*Draconian konserine biletim oldu, durduk yere.

*Mesut’un kardeşi Mesut’tan daha hareketli, adam duramuyor bi.

*Gruplar kendi hallerinde mutsuzlardı, hatta sabhankra’nın bateristi konserden sonra hemen ayrılmış mekandan, moral bozukluğundan.

*Konsere gelip mekanda sevişen bünyerin ağzına sıçayım. Amaçsız genç nesil. Eviniz yok mu lan?

*Heretic Soul performansı sırasında bana objektifini kullandırtan Sanem Yücesoy isimli sevimli şahsiyete çok teşekkür ederim. Objektifin farkını içimde hissettim, içimde!

*Sabhankra’dan sonra mekanı terkeden canım arkadaşlarımı ayıplıyorum

*Gittikten bir sonraki şarkı olarak Lamb Of God – Black Label çalmasına rağmen bunu dinleyemeyen Savaşalp’e selamlarımı iletiyorum.

Bitti.

EskiRock, Ev, Finaller


Sonunda Eskişehir Rock Topluluğu adını verdiğimiz EskiRock sitesini açtık. Bir ay falan sürdü açabilmemiz belli başlı sebeplerden dolayı ama en sonunda açtık ya o da yeter. Hiç yoktan boşa geçmemiş bir ay olduğunu anladık. Şimdilik sadece çevremizdeki insanlar var sitede tabi ki ama gelişeceğe benziyor. En azından çevremizdeki herkes olursa onların çevresi de sitede olur mantığıyla oldukça gelişmeye açık. Amacımız belliydi zaten Eskişehir’de bu işle uğraşan veya rock-metal müziği dinleyen seven insanları bir araya getirebilmek. Bakalım amacımızı ne kadar başarabilecez.

İlk reklamımızı Radyo Vizyon’da Hicri Bozdağ sayesinde yaptık. Bilindiği üzere Hicri Abi Radyo Vizyon’da Rock Station isimli bir program sunuyor. Kendisinde programında bizden bahsetmesini istedim o da kırmadı sağolsun kısa çaplı bir tanıtımımızı yaptı. Yakın zamanda daha büyük, daha farklı reklamlar da gelecek tabi ki ama bu sadece başlangıç aşaması.

Neyse diğer bir olay finaller başlıyor… yaklaşık 5 saaat sonra açık öğretim finallerine gireceğim. 4 tane var hiç uykum yok o yüzden sınava sabahlayıp gideceğim galiba. neyse alışkınım böyle bi duruma o yüzden zor gelmez heralde sabahlamak. Kahvede var evde nasıl olsa. Cillop.

Bayadır yazmıyordum blog’a hem pek canım istemiyordu hem de başka şeylerle uğraşıyordum boş kaldığım zamanlarda bugünse açılışın şerefine biraz bir şeyler karalayayım dedim. iyi de oldu içimi birazcık boşaltsam yeter.

Bu arada Sezgin ev arkadaşıyla konuşmuş seneye hep beraber çıkacak gibiyiz ama daha evdekilere söylemedim bakalım ne olacak. Umarım sonuçta herkesin mutlu olacağı şekilde sonuçlanır durum. Hadi hayırlısı.

Bir de bonus vericem bu sefer. Geçende alkislarlayasiyorum.com da izledim Mark Knopfler abimiz Sultans Of Swing şarkısını gitarıyla sevişerek çalıyor. Çok beğendim siz de beğenin hadi.

İyi de bakın kendinize.

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/11042/mark-knopflerin-gitarla-sevismesi—sultans-of-swing

ayrıyetten sitemizin adresini vereyim tam olsun:

http://www.eskirock.com/

Eskişehir Rock Topluluğu


Geçiyoruz ödül muhabbetinden yeni yapmak istediğim bir projeye. Projeden çok organizasyon şeklinde ilerleyecek olan harekete. Black Tooth konserindeyken Anadolu Üniversitesi Rock Kulübü’nden bir eleman ile bir süre konuşma fırsatım oldu.

Okulda hiçbir kulübe üyeliğim yoktu bu zamana kadar ki bundan sonrada olacak gibi görünmüyor. Neyse asıl konumuz rock kulübünün işleyişiydi. Bizim üniversitemizde rock kulübü belki de en pasif kulüplerden birisidir hatta belki en pasifidir o kadar emin olamayacağım. Kulüp ile ilgili yapılan tek aktivite maillerinize gelen reklam içerikli mailler o kadar.

Çevremizdeki insanlarla düşüncemiz ise rock kulübünü bu pasiflikten kurtarıp biraz daha aktif kulüpler içerisine sokmaktı. Yani küçük çaplı bir rock kulübü devrimi yapmayı planlıyorduk.

Konserde konuştuğum arkadaş ise(adını bilmiyorum kusura bakmasın) rock kulübünün pasif olmasının sebebinin kulüp yönetimi olmadığını bunun sebebinin üniversite yönetimi olduğu ve rock kulübüne hiçbir yardımın yapılmadığını ellerine geçen her fırsatta kapatılması için hareket ettiklerini bu yüzden rock kulübünün yapmak istediği etkinlikleri destek yerine köstek olduklarını belirtti. Hatta rock kulübünün konserler için bulduğu sponsorları belli başlı ama anlamsız sebepler sunarak kabul etmediklerini belirtti. Daha sonra da aslında rock kulübünü adam etmeye çalışmak yerine yani imkansız olanı yapmaya çalışmak yerine daha önce başarılmış fakat çabuk sonlandırılmış bir eylemi tekrar hayata geçirin dedi.

Aslında söylediklerini düşününce güzel kafayla anlatılmış olsalar bile oldukça mantıklılardı. Yani demek istediği bir kaç yıl önce Eskişehir’de oluşturulmuş olan bir topluluk vardı “Eskişehir Rock Topluluğu”. Bu topluluk bazı sebeplerden dolayı yayın hayatına son vermek zorunda kaldı. Yapmamız gereken şey ise bu topluluğu küllerinden geri doğurmak olmalıydı. Amacı ise Eskişehir sınırları içerisindeki bu müzikle ilgilenen tüm grupları toparlayıp bir çatı altında, ulaşılması kolay bir şekilde birleştirmek ve bu grupları bu müziğe gönül veren müzik severler ile bir araya getirebilmekti. Yeniden amacımız da bu olacak.

Şu an için sadece düşünce aşamasında olan bu oluşum umuyorum ki kısa zamanda almak istediğimiz ama nereden alacağımızı bilemediğimiz destekler ile fikir aşamasından gerçekliğe doğru adımlarını atmaya başlar.

Umarım düşüncelerimdeki kadar büyük bir topluluk olup gerçekten bir şeyler başarabilir hale gelebiliriz.

Bu sayede belki Eskişehir’de rock müzik dinliyor gibi görünen ve rock müziği gerçekten dinleyen kitleler arasında da bir fark yaratabiliriz.

Eskişehir Rock Topluluğu yeniden!..

Ödül mü?


Buradan saygıdeğer canım arkadaşım Koray‘a çok teşekkür ederim. Beni Smart Blogger ödülüne layık görmüş. Bu aksiyonların güzelliği hep Koray tarafından geliyor. Tanıdıklarım arasındaki blog aleminin en bilinen adamı “Koray”. Uğraşıyor gerçekten bloguyla. Gereken önemi veriyor yani. Bir de bana bak ne zaman yazdığım bile belli değil. Neyse hep diyorum bi düzen lazım bu blog olayına falan da niyeyse tutturamıyorum ki o düzen olayını. Evet Koray seni blog yaşantında ki düzen için tebrik ediyorum.

Ödül

Ödül

Ödül demişken geçenlerde bir sitede çalışmalarımdan(fotomanipulasyonlarımdan) bir tanesinin yayınlandığını gördüm. Benim için çalışmalarımın bir yerlerde kullanılıyor olması gerçekten sevindirici bir durum.

Türk Tasarımcılardan Seçme Çalışmalar-7

Bu en önemlilerinden birisiydi çalışmalarım içerisinde. Aynı çalışmamla bir adet Global Warming temalı yarışmada 3.lük almıştım.

Bunun gibi belli haberlere eklenmiş bir kaç çalışmam daha var linklerini bulamasam da bir adetini ekleyeyim.

What We Know About Poverty?

Bir de çalışmalarımı isim belirtmeden bloglarında sitelerinde kullananlar var onları da google sayesinde buldum. Onlardan da bir kaç tane koyayım.

mezescsupor => bu sayfada ne yazıyor bilmiyorum ama koymuş fotoğrafımı işte.

FadFada from MagNoon => Burayı anlamak da zor benim için çünkü arapça yazıyor.

Bunlarda böyle bir şeyler işte.