Some Kind Of Human

Bir nevi insan icadı!

Etiket: Facebook

A.Ü. Rock Konserleri Vol. 1


Şubattan beri uğraştığımız ama sürekli ortaya çıkan sebeplerle ertelediğimiz ya da bir şekilde bir şeylerini değiştirdiğimiz konserimiz artık kesinleşti ve son aşamasında. Yer belli, zaman belli, gruplar kısmen belli, davetiyeler belli geriye yapılması gereken tek şey reklam kalıyor. Onu da yapmaya başladığımızda artık konseri beklemek kalacak geriye. Hope to Find’dan Erdem Hoca olmasaydı sanırım böyle bir konser olmazdı en az benim kadar hatta belki benden daha da fazla uğraştı bu konser için, sağolsun.

 

Şimdilik kesinleşmiş 2 grup var konser için. Birisi Volkan Yırtıcı diğeri is Hope To Find.

 

Hope To Find zaten artık Eskişehir’de tanınan bir grup son yaptığımı EskiRock Metal Fest’te de sahne almışlardı ve oldukça beğeni toplamışlardı, umarım ki bu konser de onlar için aynı güzellikte geçer.

Hope To Find – http://www.facebook.com/pages/Hope-To-Find/171619490495?sk=info

Hope To Find, 2003 yılında gitarist Seçkin Can KOYUNCU ve gitarist Zafer YÜKSEL tarafından tohumlarının atıldığı, sezgisel beğenilerin anlatılma ve aktarılma arzusu ile yoğrulup, halen dahi evrilme sürecinin içinde bulunulan ve bulunulmaya devam edecek bir yapı olarak yola çıktı.

İlerleyen dönemlerde ardı arkası kesilmeyen kadro değişikliklerinin sonrasında grup ‘Dance Of The Flowers’ adlı bestelerini kaydetti. Bu kayıt, 2006 senesinde Eskişehir Rock Topluluğu’nun (ERT) toplama albümünde yer aldı. İlerleyen zamanla birlikte grup “progressive rock” çatısı altında çalışmalara başladı. Mükemmel bir kimyasal uyum barındıran ve tutkulu çabaları içeren hummalı bir çalışma sürecinin içerisine girildi.

Kasım 2008’de başlayan bu süreç Haziran 2009’a kadar dört parçanın bestelenmesi ve düzenlenmesi ile sonuçlandı.

Temmuz 2009 – Ekim 2009 ayları arasında Ankara Detay Müzik Stüdyoları’nda Volkan YIRTICI’nın mühendisliğinde dört parçanın kaydı ve miksajı gerçekleştirildi. Mastering, Rick O’Neil tarafından Turtlerock Mastering Stüdyoları’nda (Sydney, Avustralya) gerçekleştirildi.

Öte yandan görsel öğelere yönelik çalışmalara başlandı ve bu konuda yardımlarından ötürü son derece minnettar olduğumuz sevgili Gülbin ÖZDAMAR AKARÇAY ve Ebru BARANSELİ bizlere yardımcı oldular.

 

Volkan Yırtıcı ise Eskişehir’de pek bilinmese bile bu geldiğinde sanırım artık bilinmeye başlayacaktır çünkü harika bir müzisyen. 2007 yılında çıkarttığı “Yanlış Notalar” isimli albümü ile nasıl bir müzisyen olduğunu gösteriyor sanırım.

Volkan Yırtıcı – http://www.detaymuzik.com/

Ankara’da uzun yıllardır stüdyo müzisyenliği yapan VOLKAN YIRTICI’nın “Yanlış Notalar” albümü DETAY MÜZİK / WE PLAY etiketi ile müzik marketlerde yerini aldı.

Volkan YIRTICI (Gitar, Klavye, Vokal, Müzik, Aranje), Akın BAĞCIOĞLU (Davul) ve Koray ERGÜNAY (Bas Gitar)’dan oluşan ana kadroya birçok konuk müzisyen eşlik etti. Bu müzisyenler arasında Süleyman Bağcıoğlu ve Erkan OĞUR gibi önemli isimler de var.

Özellikle rock , fusion tarzlarının ağırlıkta olduğu ve daha çok müzisyen dinleyicisini hedefleyen albümde farklı tarzlarda hazırlanmış 10 enstürmantal şarkı yer alıyor.

Kayıtlar sırasında müzikal yapının üst düzeyde işlenmeye çalışıldığı ve neredeyse her şarkı için farklı davul ve davul setuplarının kurulduğu bu albüm, yaklaşık 2 yıl süren titiz bir hazırlık ve kayıt sürecinin ardından tamamlandı.

Albümün masteringi, dünyaca ünlü gitarist Joe Satriani’nin 6 albümüne prodüktörlük yapmış olan tanınmış sound engineer (ses mühendisi) John Cuniberti tarafından, California ‘da dünyanın en büyük stüdyolarından biri olan The Plant Records’da yapıldı.

Albümün ilk klibi “GÜNEŞLE KOL KOLA” parçasına, Ankara’da Volkan Yırtıcı’nın Detay Müzik Stüdyosunda müzisyen dostlarının katılımı ile STB Yapım tarafından 2 günlük bir çalışma sonucunda çekildi.

http://gitarturk.com/ftopic3082.html

 

3 grup hala kesinleşmediği için yazamıyorum tabi fakat daha önceden planladığımı “Let It Flow” eğer bu konserde yanımızda olabilseydi bizim için harika olurdu ama bir dahaki konserlere artık.

 

Konserin etkinlik sayfası: http://www.facebook.com/event.php?eid=138258222911037

 

Bu arada Müzik Kulübü Odası’na yaptırmayı düşündüğümüz stüdyonun ilerlemesi devam ediyor. Dilekçeler yakında hazırlanıp inşaata başlar gibi görünüyor. Rock Kulübü’ne başkanlığım yaptığım bu dönemde görebilir miyim kendi başlattığım projeyi bilmiyorum fakat en azından gelecek senelerde stüdyoyu kullanacaklar olanlar belki adımızı duyar da bi teşekkür ederler.

 

Konserde dinlenecek parçalara da örnek vereyim tam olsun:

Hope To Find – City Soul

 

Volkan Yırtıcı – Güneşle Kol kola

Reklamlar

Yaz Gelsin Artık!


Gerçekten artık yaz gelsin istiyorum! milyon kat giyinip sokağa çıkmak zorunda kalmaktan sıkıldım yahu…

 

Neyse eh her zamanki gibi aylar geçtikten sonra bir yazı yazasım geldi(aslında pek gelmedi ama canım çok sıkıldı yazayım dedim). Ne yazsam diye düşündüm, düşündüm, düşündüm sonuç olarak yazasım olan hiçbir şey bulamadım. O yüzden saçmalamaya karar verdim. Bi de geçmişe dönük bi analiz yapar, özet geçerim oh mis.

 

En son yazımı 22 Eylül’de yazmışım. Çok manidar bi günmüş gerçekten… Kısaca bahsetmişim o zaman da 18 Ekim’de olacak konserden, aslında orada 11 Ekim demişim fakat sonra mekan falan filan derken 18 Ekim’e çekip rahat etmiştik. Pek kral olmuştu gerçekten bi tane daha olsa da eğlensek, yorulsak demiyo değilim aslında ama nedense soğur gibi oldum birileriyle bu işe girmekten. Kendi başınıza yapın yapacağınız şeyleri ki yapmadıkları halde üzerlerine kredi almaya çalışanlara aman vermeyin rahat edin. İmkanınız varsa yapın yoksa kalabalığa bulaşmayın hiç, canınız sıkılmasın.

 

*Çok alakasız ama bunu yazmaya çalışırken bi şarkı dinliyorum ki çok sevdim son 2 gündür. The Do diye bi hatun sesi pek bi tatlı, pek bi hoş, pek bi sevilesi.

 

*Neyse geçtik konser muhabbetini sırada erasmus öğrenci değişim programıyla evimde “misafir” ettiğim daha sonra ağzıma sıçıp bırakan macar gençleri ve bu duruma seyirci kalıp “hiçbir şey yapmıyoruz biz” diyen Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi var.

 

*Kısa bi özet geçmek gerekirse; Ben ve ev arkadaşım sercan eve 2 adet macar öğrenci almıştık ve elimizden gelen yardımı yaptık aylarca ya da yapmaya çalıştık. Hatta kendileri de bu durumu kabul ettiler. Bi gün evde otururken biz evden ayrılıyoruz dediler bizde eyvallah dedik. Ödemeniz gerekenleri de bi ara ödersiniz dedik ve tamam diyip gittiler. Daha sonra nedense hakkımda Facebook üzerinde gereksiz karalama hareketine girip hakaret içeren sözler söylediler. E yapacak bir şey kalmadı davaya verdik ama ifade verdiğimiz cumhuriyet savcılığının da söylediği gibi “bir şey olmaz bunlar gider ülkelerine dava açılasıya kadar”  lafları gerçekleşti. Ne paramızı alabildik ne hakkımızı alabildik, sağolsunlar.

 

*Erasmusluların evden ayrılmasıyla başlayan sıkıntılı dönem henüz bitmek bilmiş değil tabi ki. Önce onlar çıktığı için evin ücretini kaldıramayacağımıza kanaat getirip acil bi kararla evden ayrılıp 2. vizelerin hemen ardından ev bulup taşınmakla uğraştık(-ne kadar mantıklı bi hareketti hala düşünüyorum). Taşındık falan derken elektriği, doğalgazı, interneti bi anda baktık ki ödeyemeceğimiz kadar borcun altına girmişiz. O borçları ödeyelim derken başka borçlar falan derken gittikçe boka battık da battık. Bu olaylar olurken aldığımı telefonun faturasının beklenenin 200tl üzerinde gelmesi ise boka sarmış maddi durumunun artık düzelemeyeceğinin bi kanıtı gibi bir şey oldu işte.

 

*O arada hayatımda ilk kez bi derse gitmek isteyip de gidemedim. Telefonumun çalan alarmını duymadım! O günü unutamayacağım hiç!

 

*Telefon faturası demiştim, evet. Bi telefon aldım uzun zaman sonra çok gaza gelip belki iyi yapıp belki de kötü yapıp ama aldım. Pişman mıyım? Asla. Hatta bana göre dünyanın en güzel telefonunu aldım. Güle güle kullanayım (: Merak edenler olur mu ya da olmaz mı bilmiyorum ama çok hava atasım geldi artık bi adet Blackberry Torch 9800 telefonum var. Uzunca bi süredir aslında bi gün blackberry alıcam diyordum ve 2 ay önce bunu başardım. Daha doğrusu babam sağolsun. Hatta okuma ihtimaline karşı çok sağol baba!

 

*Diğer bi konu EskiRock – Eskişehir Rock Topluluğu ile ilgili gelişmeler. Burası çok kısa sürecek çünkü hiçbir gelişme yok (: Nedendir bilinmez konserden sonra bi kaç gün sürmesi planlanan dinlenme evresi 4. ayında… bakalım ne kadar devam edecek. Gruptaki herkes iş yaptığını iddia ediyordur belki ama ben dahil hiçkimse bir şey yapmıyor.

 

*Menajerliğini yaptığımız gruplardan bir tanesi(Garmadh – Majeste) Kanal26’da yayınlanacak olan bi sinema programının müziklerini yapıcak.

 

*Anadolu Üniversitesi Rock Kulübü olarak 1. dönem yapamadığımız her şeyi 2. dönem yapıcaz. Yeni bi kadro ile, bu işe el atmak isteyen insanlar ile, bu işe destek olmak isteyen insanlar ile yeni projeler, yeni fikirler üretip bunları gerçekleştiricez. Ben yaptım ya da yapıcam demektense yapıcaz demek daha makul görünüyor burada. Öncelikli proje olarak üye sayımızı katlamak ve bu sağlanan kitleye gereken önemi verip ona göre gerekeni sağlmak. Bu da görünüşe göre 2. dönemin başında gerçekleşek kış festivali ve üye alımları ile gerçekleşecek gibi duruyor.

 

*Bir şey farkettim bunca zamandır hiçbir yere hiçbir şey yazmamışım… ne ekşi, ne uludağ, ne itü, ne de başka bir yer. Ne kadar da kıt geçmiş 3-4 ayım.

 

*Yeni evimiz çok küçük! 1+1+mutfak ama nedense rahat edemiyorum bir türlü. Daralıyorum evde… zaten eşyalarımın sadece 3’te 1’i falan odamda heralde. Eski odam evimizden daha büyüktü…

 

*24 isimli diziye çok kilitlendim bu ara…

 

*Bilgisayarım bozuldu… Beni tanıyanlar bilgisayara ne kadar bağımlı bi insan olduğumu bilirler ama bi süredir bilgisayarım yok ne yazık ki. Sağolsun Sercan tatile gitmeden önce bilgisayarını bana bıraktı da rahatım bi süre için de olsa, daha sonra ne yapacağım ise belirsizliğini korumakta.

 

*Yazacak başka ne var diye düşünüyorum ve bulamıyorum belki yine sıkıldıkça eklerim bir şeyler… ama bu sefer blogun devamlılığından bahsetmeyeceğim çünkü bahsedince bi şey olmuyor. Yazasım varsa her türlü yazarım.

 

Saygılar, sevgiler.