Some Kind Of Human

Bir nevi insan icadı!

Tag: koray

Ödül mü?


Buradan saygıdeğer canım arkadaşım Koray‘a çok teşekkür ederim. Beni Smart Blogger ödülüne layık görmüş. Bu aksiyonların güzelliği hep Koray tarafından geliyor. Tanıdıklarım arasındaki blog aleminin en bilinen adamı “Koray”. Uğraşıyor gerçekten bloguyla. Gereken önemi veriyor yani. Bir de bana bak ne zaman yazdığım bile belli değil. Neyse hep diyorum bi düzen lazım bu blog olayına falan da niyeyse tutturamıyorum ki o düzen olayını. Evet Koray seni blog yaşantında ki düzen için tebrik ediyorum.

Ödül

Ödül

Ödül demişken geçenlerde bir sitede çalışmalarımdan(fotomanipulasyonlarımdan) bir tanesinin yayınlandığını gördüm. Benim için çalışmalarımın bir yerlerde kullanılıyor olması gerçekten sevindirici bir durum.

Türk Tasarımcılardan Seçme Çalışmalar-7

Bu en önemlilerinden birisiydi çalışmalarım içerisinde. Aynı çalışmamla bir adet Global Warming temalı yarışmada 3.lük almıştım.

Bunun gibi belli haberlere eklenmiş bir kaç çalışmam daha var linklerini bulamasam da bir adetini ekleyeyim.

What We Know About Poverty?

Bir de çalışmalarımı isim belirtmeden bloglarında sitelerinde kullananlar var onları da google sayesinde buldum. Onlardan da bir kaç tane koyayım.

mezescsupor => bu sayfada ne yazıyor bilmiyorum ama koymuş fotoğrafımı işte.

FadFada from MagNoon => Burayı anlamak da zor benim için çünkü arapça yazıyor.

Bunlarda böyle bir şeyler işte.

Vize Haftası ve Sonrası


2 haftadır yazmıyordum buraya. nedeni ise belirsiz. belki sadece sıkıldım bi süre ama şimdi çok yazasım var da yazacak şey yok. 2 hafta önce olan şeyleri anlatmaya gerek yok yani dimi? kısa özetler geçeyim bari.

geçen hafta vize haftamdı. normal şartlar altında ders çalışmam gereken vize haftası boyunca saçma sapan diziler izledim… dexter, psych vs. işin garibi vizeler başlamadan önce ders çalışan, not tutan, not geçiren ben vizeler başlayınca ders çalışamaz oldum. psikolojik olarak dersler açısından çöküntüye uğratım. çok koydu açıkçası. o değil iddia var bu dönemin sonunda kazanmam gereken yoksa zor bi yaz okulu dönemi geçiricem. neyse açıklanan bir adet sınavım var ondada hayırlısıyla sıçmışım(!). fizik sınavının ortalamasının bu kadar yüksek gelebileceğini tahmin etmezdim. sınıfa bakınca mal mal oturan tiplerin 80-90 alması koyuyor insana. eh önümüzde bir vize bonus olarakta bir final var. klasik cümle “önümüzdeki maçlara bakacağız”. Kısa başlıklara bölüyorum sınavlarımı. Başlayalım.

Fizik: iyi sanıyordum ki hiç alakası yokmuş

Calculus: ortalama üstünde bir gelecek. umutluyum

Teknik Resim: Ben dahil kimse yapamamış. Galiba en çok yapanlardan biri benim. Şansım yüksek.

Malzeme Bilimi: Pek bi umutsuzum be usta.

Evet kısa ve öz bu kadar oluyor. Sonuçları bi iki haftaya görürüz heralde. Daha da abartıp 2. vizelere kadar okumama gibi saçma bi duruma da sokabilir garip hocalarım. Neyse sonunda atlattım bu haftayı ne kadar ders çalışmam gerekse de her ne kadar ders çalışamasam da şu andan sonra yapabileceğim bir şey yok gibi görünüyor. Galiba kaçınılmaz olan gerçekleşti ben de zevk almaya bakmalıyım.

Bu haftasonuda açık öğretim sınavlarım başlıyor. 2 gün boyunca 8 tane ders daha önce öyle bi dersten haberim bile yoktu ama şimdi sınavına gireceğim. Sonum ne olacak merak içerisindeyim. Daha gidip okulumu falan bulmalıyım. iyi bari bir gün kendi kampüsümde giricem sınava. Rahatım da sonrası nerede onu bilemiyorum işte.

En son ve en önemli konu. Black Tooth Eskişehir Chapter’i kurduk. Şimdilik insan yok tabi ama Eskişehir’deki müzik piyasasını göz önünde bulundurunca galiba baya iş çıkar bize. 5 Nisan’da Eskişehir Up&Down’da olacak BlackTooth eh dolayısıyla biz de yanlarında olacaz. Büyük bir eğlence geliyor gibi görünüyor. Umarım o gün de aynı bu kadar heyecan dolu olurum. Günü biraz kötü 7’sinden iki gün önce parasızlığın son haddesinde olduğu zaman ama yapıcaz artık bir şeyler borç falan önümüz açık…

Bir de Koray yeni bir aksiyona bulaşmış. beni de içine çekmiş gibi görünüyor. eğlenceli tabi ki… bu bir aralar deviantart tagged olayı olarak yayılmıştı demek şimdi blog dünyasında mimlemek olarak geçiyor. eh mimlenmişiz görevi yerine getirelim o zaman.

ÇOCUKKEN…
1. Çocukken …………… kaçırdım.(çok pis altıma kaçırırdım, iki gün ara vermezdim nerdeyse)
2. Çocukken …………… yoksundum.(sokakta oynamaktan yoksundum, mahallenin seviyesi çok düşük geliyordu)
3. Çocukken …………… yaralanmış olabilirim.(kolumdan, bacağımdan, başımdan, kaşımdan, gözümden, kulağımdan vs.)
4. Çocukken …………… olmayı hayal ederdim.(polis: şimdi ise tam tersi)
5. Çocukken …………… isterdim.(uçmak: superman büyüksün!)
6. Evimizde asla yeterli ………. olmadı.(corn flakes: sonu hemen geliyordu)
7. Çocukken daha fazla ……….. ihtiyaç duyardım.(corn flakes: asla yeterli olmadı çünkü)
8. Bir daha asla ………. göremeyeceğim için üzgünüm.(5 harfli ismi olan birisi)
9. Yıllar boyunca ……… merak ettim.(uçmayı)
10. …………. kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.(5 harfli ismi olan birisini)

Bonus Track: Black Tooth – Iron Clad

Kimya ile Fizik! Hadi Hep Beraber Kırmızı 4’e


Bir kimya laboratuvarı ile dolu dönemin daha başına geldik. 2 hafta geçti anca gidebildim laboratuvara. eh bi süre sonra sıkıyo tabi aynı dersi tekrar almak. yani yeniden al, yeniden al nereye kadar? eh başladık yine bir şekilde bugün.

önce okula gitme merasimi.

şu kırmızı 4 çilesini çekmeyen adam mühendis olamaz. evet buna kesinlikle inanıyorum. yahu sabah 9’da olan ders için 8.15’te durağa gidilir buna rağmen derse geç kalınabilir mi? yok. olamaz! olmamalı! bu ne ya.  45 dakika otobüs beklemek. önünden geçen 4 tane otobüsün dolu geçmesi. bu dolulukta öyle az bir şey değil yani biraz açmak gerekirse her camda surat yerine kıç görebilirsiniz. evet bu kırmızı 4 hattının en vazgeçilmez özelliği.

peki üniversitenin veya belediyenin bir endişesi var mı bu duruma? yok tabi kim takar ki öğrencileri. bir saat önce durağa ineceklerine iki saat önce insinler.

süper çözüm.

neyse geç gidip girilen bir fizik dersi var elimizde. topu topu 10 kişi ile işlenen bir ders. uyuyan, çevresine bakınan ve nerede olduğunu anlamaya çalışan garip tipler. sabah 9’da blok ders yapan hoca zihniyeti. bırakta bi sigaramızı çayımızı içelim kahvaltı edelim be hoca! ayıp yahu. neyse en azından devamsızlığı önemsemiyormuş 2 haftalık imza attırdı sağolsun. ha bir de 10 kişi falan ama vizeleri test usülü yapacakmış. eh buradan kendilerine teşekkür ediyoruz hocamızın. geçme ihtimali bi nebze de olsa artmış görünüyor.

sonunda ulaşılan kimya laboratuvarı. lanet olsun! bayıldım artık ya saatlerce ayakta durup amaçsızca bir şeyleri bir şeylere karıştırmanın nesi deney birisi açıklasın ne olur! ya NH3O4’ü H2SO4’ün içine koyunca patlamazmış. banane yahu! yaramaz abi bunlar işime. hayır diyorsun ki kesin yarayacak. iyi de az güzel bi deney yaptır bari heyecanı olsun bak sıkma bizi orada. tabi bir de grup arkadaşları… çok kral adamlar. giydir yumurta topuku gezsin sokakta. bir de sürekli espri yapmaya çalışma be abi olmuyor işte.

en güzel yanı bu dönem ki kimya laboratuvarının yan gruptaki hatun kişisi. evet bunca zamandır bana ardarda iki kere laf sokabilmiş güzel insan. seviyorum seni. belki. yani sevebilirim kim bilir. niyeyse laf sokulunca mutlu oldum bu sefer. heyecan oldum. kız güzel mi değil. tatlı mı eh. peki ne? zeki yahu hatun. kaliteli sokuyor lafı boşa gitmiyor.

peki yakında tanışırız üzülme…

yeter be bu kadar. kısa günün karı diyelim 2 adet laf yeme, bir adet ısmarlanan çay, iki dal sigara, sercan’ın yaptığı süpersonik bulgur pilavı ha bir de serious sam 2 ile geçen ateşli saatler. omfg!

bonus isteyenler?

Koray bana geçenlerde dinlettiğin bu güzel şarkı için sana şükranlarımı(bkz: bir hatun olarak şükran) sunuyorum.

Yazacak sözü yok yahu şarkının. küt bitti. çok küt.

Koray N’aber abi?


Henüz yazacak bir şey bulamadım. o yüzden böyle bırakıyorum. düzelir yakında herşey.