Some Kind Of Human

Bir nevi insan icadı!

Tag: Up & Down

Black Tooth!


Dün hayatımın en mükemmel günlerinden bir tanesini yaşadım kesinlikle. Yazın gittiğim UniRock Fest. ten sonra bir daha dinleme şansı bulamadığım Black Tooth’u tekrar canlı olarak dinleme şansı buldum. İyi ki bulmuşum. Mükemmelikten daha öte bir konserdi kesinlikle. Seviyorum bu adamları!

Konserden önce kısa sohbet sırasında Tuna Abi’nin metal piyasasına olan kızgınlığını duyunca gerçekten hak verdim. Black Tooth gibi kaliteli adamlara Türkiye’de gereken önem verilmiyor. Oysa ki onlar Türkiye’yi yurtdışında temsil etmek gibi bir jest yapıyorlar ama dikkat eden yok bu durumlarına. Gerçek olan şey Türkiye’de ki metal müzik dinleyicisi metal müziği sevdiği için değil metal müzikte bir piyasa olduğu için bu müziği dinliyor. Sokaklarda binlerce metal gruplarının t-shirtleri üzerinde olan upuzun saçları olan, götik götik takılan tiplerin 100 tanesinde belki 5 tanesi bu müziği gerçekten dinliyordur. Geri kalanlar ise çevresindeki insanların o moda girmeye çalıştığını görerek aynı yolda ilerlemeye çalışan seviyesiz tiplerden öte geçemiyorlar.

Neyse kısa bir sinir…

Kısa sohbetten sonra Hicri Abi’yi gördüm. Sonunda onunla da yüz yüze tanışma fırsatı buldum. Süper bir insan! Türk metal müzik piyasasına bu kadar emek veren bir insanla tanışmak büyük bir onurdu doğrusu. Bu yazda Savatage’yi Türkiye’ye getirerek insanlık alemine büyük bir katkı yapacak bu da dipnot olsun.

Konsere fotoğraf makinamı götürdüm geceyi ölümsüzleştirmek için fakat makinamın şarjının olmadığından bi haberdim. Eh doğal olarak içim bi yusuf yusuf etti. Sağolsun Up&Down’dakiler şarj etme izni verdiler.

Sonunda konser yaklaştı sahneye geçtik hemen en öne. Başka yerden olmaz tabi ki. Elimde fotoğraf makinası ortam çoşacak belli bir yandan makinayı kırmasam diye geçiriyorum içimden. Bir kere kırıldı objektif bir daha aynı dert koyar adama.

Çılgın Kalabalık

Çılgın Kalabalık

Neyse çıktı Black Tooth sahneye içimde bir heyecan. Herkes başladı coşmaya. Headbanger’ler, pogo yapanlar. Arada birisi sürekli koşup koşup üstüme atlıyordu onun sebebini çözemedim niyeyse. Kısa süreli sahne önü maceramda yediğim bir kaç darbeyi hatırlıyorum. İlk yediğim darbe yandan geldi etkisi şiddetliydi sahne önünde sol taraftaki kolonlara doğru fırladım. Sol tarafta dizili olan 2 kolonu devirebilecek seviyede bir uçuştu benimkisi ama şans eseri sadece sallanmayla yetindiler. İkinci darbem ise tam olarak sırttan geldi. Bu darbe en şiddetlisiydi zaten ki sırtımdaki baskıyı hissettiğim anda sahneye fırlamış olarak buldum kendimi. Sahnedeki monitorun yanında uçtum sahneye. Ayağım kenara sıkıştı onun acısınıda sabah anladım. Dizim şişmiş ve morarmıştı. Neyse olur böyle… o heyecana yakışırdı.

Sahneye fırlayınca Tuna Abi(Black Tooth Vokal) gördü beni yukarı çıkmamı söyledi eh bu şans kaçar mı! atladım sahnenin sol köşesine sote bir yer aldım kendime. Yalan yok ilk kez bir konseri bu kadar yakından izliyorum yani sahneden. Yanımda Ebru Abla(Tuna Abi’nin Eşi) ve Hicri Abi(Hicri Bozdağ) vardı. Ben sürekli patlatıyordum flashı. Fırsatı değerlendirmezsem ölürdüm kesin.Hicri Abi’nin söylediği ise konserden sonra fotoğrafları ona bi şekilde ulaştırmamdı. Tabi Hicri Bozdağ benden bir şey isteyecek yok diyeceğim. Çarpılırım ha! Eyvallah abi dedim hatta şu anda da fotoğrafları nete yüklemekle uğraşıyorum. Her anı yakalamaya çalıştım resmen. Baktımda 140 tane fotoğraf çekmişim konser boyunca.

En sevdiğim fotoğrafım ise geceye dair Tuna Abi ve Ebru Abla’nın beraber yanımda parçayı söylerken oluşturdukları görüntüydü. Kesinlikle mükemmel bir çift! Konserin son parçası Pantera – Walk’idi. Tuna Abi bütün dinleyenleri sahneye çağırdı ilk kez gördüğüm bir görüntüydü herkes sahnede hep beraber coşup şarkı söylüyordu. İnanılmazdı.

Konserden sonra tabi ki Black Tooth Eskişehir Chapter adına kulise girdik herkesle fotoğrafımızı çekildik. Mutlulukla ayrıldık kulisten. Festival modunda 3 grup daha vardı Black Tooth’tan sonra çıkacak ama onları kim dinler Black Tooth üstüne. Biraz üst katta kafa dinledik sonra da ver elini evimiz.

Selahattin Tuna Vural

Selahattin Tuna Vural

Mekandan ayrılırken Tuna Abi’nin söylediği söz sayesinde Savaşalp ve Ben uzun süreli bir şok yaşadık ama bu şokun verdiği mutluluk uzun süre etkisini sürdürür zaten.

Eh işte böyle mükemmel bir geceydi Black Tooth ile konser gecesi. Sonu da mükemmeldi, başı da mükemmeldi. En sonunda mutlu mesud geldim evime. Mışıl mışıl uyudum o yorgunluğun üzerine. Tekrar ve tekrar teşekkür ediyorum Black Tooth’a bu kadar mükemmel bir geceyi bize yaşattıkları için. Seviyorum sizi!

Vize Haftası ve Sonrası


2 haftadır yazmıyordum buraya. nedeni ise belirsiz. belki sadece sıkıldım bi süre ama şimdi çok yazasım var da yazacak şey yok. 2 hafta önce olan şeyleri anlatmaya gerek yok yani dimi? kısa özetler geçeyim bari.

geçen hafta vize haftamdı. normal şartlar altında ders çalışmam gereken vize haftası boyunca saçma sapan diziler izledim… dexter, psych vs. işin garibi vizeler başlamadan önce ders çalışan, not tutan, not geçiren ben vizeler başlayınca ders çalışamaz oldum. psikolojik olarak dersler açısından çöküntüye uğratım. çok koydu açıkçası. o değil iddia var bu dönemin sonunda kazanmam gereken yoksa zor bi yaz okulu dönemi geçiricem. neyse açıklanan bir adet sınavım var ondada hayırlısıyla sıçmışım(!). fizik sınavının ortalamasının bu kadar yüksek gelebileceğini tahmin etmezdim. sınıfa bakınca mal mal oturan tiplerin 80-90 alması koyuyor insana. eh önümüzde bir vize bonus olarakta bir final var. klasik cümle “önümüzdeki maçlara bakacağız”. Kısa başlıklara bölüyorum sınavlarımı. Başlayalım.

Fizik: iyi sanıyordum ki hiç alakası yokmuş

Calculus: ortalama üstünde bir gelecek. umutluyum

Teknik Resim: Ben dahil kimse yapamamış. Galiba en çok yapanlardan biri benim. Şansım yüksek.

Malzeme Bilimi: Pek bi umutsuzum be usta.

Evet kısa ve öz bu kadar oluyor. Sonuçları bi iki haftaya görürüz heralde. Daha da abartıp 2. vizelere kadar okumama gibi saçma bi duruma da sokabilir garip hocalarım. Neyse sonunda atlattım bu haftayı ne kadar ders çalışmam gerekse de her ne kadar ders çalışamasam da şu andan sonra yapabileceğim bir şey yok gibi görünüyor. Galiba kaçınılmaz olan gerçekleşti ben de zevk almaya bakmalıyım.

Bu haftasonuda açık öğretim sınavlarım başlıyor. 2 gün boyunca 8 tane ders daha önce öyle bi dersten haberim bile yoktu ama şimdi sınavına gireceğim. Sonum ne olacak merak içerisindeyim. Daha gidip okulumu falan bulmalıyım. iyi bari bir gün kendi kampüsümde giricem sınava. Rahatım da sonrası nerede onu bilemiyorum işte.

En son ve en önemli konu. Black Tooth Eskişehir Chapter’i kurduk. Şimdilik insan yok tabi ama Eskişehir’deki müzik piyasasını göz önünde bulundurunca galiba baya iş çıkar bize. 5 Nisan’da Eskişehir Up&Down’da olacak BlackTooth eh dolayısıyla biz de yanlarında olacaz. Büyük bir eğlence geliyor gibi görünüyor. Umarım o gün de aynı bu kadar heyecan dolu olurum. Günü biraz kötü 7’sinden iki gün önce parasızlığın son haddesinde olduğu zaman ama yapıcaz artık bir şeyler borç falan önümüz açık…

Bir de Koray yeni bir aksiyona bulaşmış. beni de içine çekmiş gibi görünüyor. eğlenceli tabi ki… bu bir aralar deviantart tagged olayı olarak yayılmıştı demek şimdi blog dünyasında mimlemek olarak geçiyor. eh mimlenmişiz görevi yerine getirelim o zaman.

ÇOCUKKEN…
1. Çocukken …………… kaçırdım.(çok pis altıma kaçırırdım, iki gün ara vermezdim nerdeyse)
2. Çocukken …………… yoksundum.(sokakta oynamaktan yoksundum, mahallenin seviyesi çok düşük geliyordu)
3. Çocukken …………… yaralanmış olabilirim.(kolumdan, bacağımdan, başımdan, kaşımdan, gözümden, kulağımdan vs.)
4. Çocukken …………… olmayı hayal ederdim.(polis: şimdi ise tam tersi)
5. Çocukken …………… isterdim.(uçmak: superman büyüksün!)
6. Evimizde asla yeterli ………. olmadı.(corn flakes: sonu hemen geliyordu)
7. Çocukken daha fazla ……….. ihtiyaç duyardım.(corn flakes: asla yeterli olmadı çünkü)
8. Bir daha asla ………. göremeyeceğim için üzgünüm.(5 harfli ismi olan birisi)
9. Yıllar boyunca ……… merak ettim.(uçmayı)
10. …………. kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.(5 harfli ismi olan birisini)

Bonus Track: Black Tooth – Iron Clad